• GİRİŞ YAP
Giriş Yap
  • Bildirimler

×

Bağış Kutunuz Boş Lütfen Bağış Ekleyiniz

Reagib Gecesi Kandili

Reagib Gecesi Kandili


Talebe yemek bağışı
Talebe Sofrasına Ortak Ol
Bir Talebenin Sıcak Yemeğine Destek Olun

Her gün ilim tahsil eden talebelerimize sabah, öğle ve akşam sıcak yemek ikramına siz de katkı sağlayabilirsiniz.

1 kişi yemek bedeli 200 TL
10 kişi yemek bedeli 2.000 TL
Dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz. Talebe Yemek Bağışı Yap


Fazileti sair aylarda da sabit olan Cuma günü ve gecesi, Receb-i Şerif’e tevâfuk ettiği gün ve gecelerde bu mübârek ayın faziletleriyle birlikte daha bir önem kazanmaktadır.

Receb-i Şerif’in ilk Cuma gecesini de içine alarak bizleri müjdeleyen: “Beş gece vardır ki, onlarda yapılan duâlar geri çevrilmez. Receb-i Şerif’in ilk Cuma gecesi, Şaban-ı Şerif’in ortasında bulunan gece (Berat Gecesi), Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı geceleridir,”[1] şeklindeki hadis-i şerîf bu geceyi, Receb-i Şerif ayında ve onun dışında yer alan diğer Cuma gecelerine nazaran daha mühim kılmaktadır.

Duaların geri çevrilmeyeceği müjdesiyle önem kazanan bu gece, Müslümanlar tarafından ciddi şekilde rağbet gördüğünden ve bağışlanma, ihsan, bol lütuf ve bahşiş mânâlarını da ihtiva ettiğinden ‘Leyle-i Regaib’ olarak adlandırılıp ihya edilmektedir.

Receb-i Şeraf’in ilk Cuma gecesinden gafil olmak, faziletlere nailiyetten ve affolunup bağışlanmaktan mahrum kalmak olacaktır. Bu sebeple bu gecenin idrakinde olmanın lüzumu: “Sakın ola Receb’in ilk Cuma gecesinden gaflet etmeyin. Çünkü o geceyi melekler; ‘Regaib’ diye isimlendirir”[2] ikazıyla beyân olunmuş, bu geceyi ve bu gibi zaman dilimlerini şuurlu bir şekilde ihyâ edenlere melekler tarafından istiğfar edileceği bildirilmiştir.

Osmanlı ecdadımız da bu gecelere büyük önem vermiş, camilerde kandiller yakarak bu geceleri, ilan etmek suretiyle alaylar ve sohbet zikir meclisleri kurarak ihya etmişlerdir. Cami, mescid ve muhtelif mekanlarda kurulduğu gibi bu meclisler evlerimizde de kurulmakta, bu geceler cemaatler halinde heyecanla ihya edilmektedir.

İdrak ettiğimiz mübarek Regaib gecesini kişisel bir muhasebe vesilesi kılarak Mevla Teala’dan hakikî bir pişmanlıkla af dileyerek; geçmişte düşmüş olduğumuz hatalara bir daha düşmeme konusunda kararlılıkla ve ümitvar bir halde yine O’na iltica ederek değerlendirmeliyiz.

Ruh, beden ve nefsten müteşekkil ademoğlunun ibadetlerden lezzet alamaması, nefsinin kötü hasletlerinin ruhunu kuşatması sebebiyledir. Regaib gecesi vesilesiyle ruhları karartan kötü duygu ve düşüncelerden arınmaya çalışmalı, rağbet manasının da bereketiyle ibadetlere şevkimizi daha da artırıp gündüzünü de oruçlu geçirmek suretiyle ilahi rahmetlere mazhar olmaya çalışmalıyız.

Taleplere icabet gecesi olan bu gecede sohbet meclislerine iştirak etmeli, namazlarımızı cemaatle kılma hususunda daha bir hassas davranmalı, sınırlı bu mübarek saatleri mümkün mertebe tevbe, istiğfar, salatü selam, dua ve niyazla geçirip gün içinde hayırlara vesile olacak birtakım amellerle meşgul olmalıyız.

Bu yoğun hissiyatla mübarek Regaib gecemizin; sohbet meclislerimizde bizlerle beraber olacak ihvanımız ve gönül dostlarımız başta olmak üzere, bütün ümmet-i muhammed’e ve insanlık alemine hayırlar getirmesini Mevlâ Teala’dan niyaz ediyor; kerem ve ihsanın sınırsız bir şekilde lütfedileceği bu gecede yapacağınız ibadet, taat ve duâlarınızın kabul buyrulup en hayırlı şekilde karşılık bulmasını temenni ediyoruz.

 

Regaib Gecesinde Yapılacak İbadetler ve Tavsiyeler

1. Gündüzünde Oruç Tutmak

Receb ayının ilk cuma gecesine denk gelen Regaib Kandili öncesinde, yani perşembe günü, Allah dostları oruç tutulmasını tavsiye etmişlerdir. Bu oruç, perşembe ve cuma olmak üzere iki gün tutulabileceği gibi, yalnızca cuma günü tutulmasını uygun görenler de vardır.

“Leyle-i Regâib’ten evvelki perşembe günü oruç tutulup akşam birkaç lokma iftar edip akşam namazını edadan sonra iki rek’atta bir selâm vermek üzere on iki rek’at nafile namaz kılınacaktır.”

2. Kaza Namazı ve Nafile Namaz Kılmak

En mühim hususlardan biri namazdır. Hak dostları, bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmiş ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir.

Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde Regaib gecesine mahsus özel bir namazdan veya ibadet şeklinden bahsedilmemiştir. Bu geceyi ihya etmek için Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri de Dualar ve Zikirler eserinde on iki rekâtlık bir namaz kılmayı tavsiye etmiştir.Leyle-i Regâib’ten evvelki perşembe günü oruç tutulup akşam birkaç lokma iftar edildikten ve akşam namazı kılındıktan sonra, iki rekâtta bir selâm verilmek üzere on iki rekât nafile namaz kılınacaktır.

Her rekâtta Fâtiha sûresinden sonra üç kere Kadir sûresi ve on iki kere İhlâs sûresi okunacaktır.

Bir diğer uygulama olarak bir kere Kadir sûresi ve üç kere İhlâs sûresi okunabileceği de belirtilmiştir.

Namaz tamamlandığında yetmiş kere aşağıdaki salavat okunacaktır:

Okunuşu:

“Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellim.”

Anlamı:

“Allah’ım! Ümmî nebî Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ve selâm eyle!”

Ardından secde edilerek yetmiş kere şu tesbih okunacaktır:

Okunuşu:

“Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbül-melâiketi verrûh.”

Anlamı:

“Bizim Rabbimiz, Rûh’un ve melâike-i kirâmın Rabbi, bütün kusurlardan münezzeh ve cümle eksikliklerden pâk ve yücedir.”

Secdeden baş kaldırılıp oturulurken yetmiş kere şu dua okunacaktır:

Okunuşu:

“Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta‘lemü inneke entel-eazzül-ekrem.”

Anlamı:

“Rabbim! Beni mağfiret et, bana rahmet et, bildiğin bütün kusurlarımdan geç ve onları bağışla. Şüphesiz Sen en yüce ve en kerîmsin.”

Daha sonra tekrar secde edilerek yetmiş kere şu tesbih okunacaktır:

Okunuşu:

“Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbül-melâiketi verrûh.”

Anlamı:

“Bizim Rabbimiz, Rûh’un ve melâike-i kirâmın Rabbi, bütün kusurlardan münezzeh ve cümle eksikliklerden pâk ve yücedir.”

Son olarak secdede, dünya ve ahirete dair ihtiyaçlar Allah Teâlâ’dan niyaz edilecektir. Ardından secdeden baş kaldırılarak namaz ve dua tamamlanmış olacaktır.

3. Kur’ân-ı Kerîm Okumak

Allah dostları, Regaib gecesinde çokça Kur’ân-ı Kerîm okunmasını tavsiye buyurmuşlardır.

İbn Mesud (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.”

(Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân, 16)

İbn Abbas (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kalbinde Kur’an’dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.”

(Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân, 18)

4. Tövbe ve İstiğfar Etmek

Allah Teâlâ’nın, şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceği bildirilmiştir. (Bk. Müslim, Îmân, 279.)

Hazret-i Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ben, günde yüz kere istiğfar ederim...”

(Müslim, Zikir, 42)

Müslim’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

“Resûlullah’a (s.a.v.) Miraç’ta üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara sûresinin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi...”

(Müslim, Îmân, 279)

5. Dua Etmek

Bu mübarek geceler, Rabbimize dua ve niyazda bulunma zamanlarıdır.

Bir ayet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

“(Ey Resûlüm!) De ki: Sizin dua ve niyazlarınız olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin?..”

(el-Furkân, 77)

Rabbimizin verdiği nimetlere karşı hamd ve şükür hâlinde bulunmayı da unutmamalıyız. Nitekim hadis-i şerifte, duaya hamd ve salavatla başlamanın önemi bildirilmiştir.

Bir defasında Resûl-i Ekrem Efendimiz, sahâbîlerden birinin Allah’a hamd ve Resûlü’ne salavat getirerek duaya başladığını gördüğünde onu takdir ederek şöyle buyurmuştur:

“Ey namaz kılan zât! Dua et; duana hamdele ve salvele ile başladığın müddetçe duan kabul olunur.”

(Tirmizî, Deavât, 64/3476)

6. Salavat Getirmek

Resûlullah (s.a.v.) Efendimize salavat getirmeyi Allah Teâlâ emretmiştir. Ayrıca hadis-i şeriflerde, salavat getirmenin sıkıntıların giderilmesine vesile olacağı bildirilmiştir.

Bir ayet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

“Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey müminler! Siz de O’na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!”

(el-Ahzâb, 56)

Übey bin Kâb (r.a.) şöyle anlatmaktadır:

Hazret-i Peygamber Efendimize:

“Yâ Resûlallah! Ben sana çok salavat-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye sordum.

“Dilediğin kadar yap.” buyurdu.

“Dualarımın dörtte birini salavat-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.

“Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.

“Öyleyse duamın yarısını salavat-ı şerîfeye ayırayım.” dedim.

“Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.” buyurdu.

“Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.

“İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.” buyurdu.

“Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavat-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince:

“O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.” buyurdu.

(Tirmizî, Kıyâmet, 23)

7. Sadaka Vermek

Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve beladan muhafaza edeceği, bunun yanı sıra sadaka sahibini muhabbetullaha nail eyleyeceği unutulmamalıdır. Mübarek geceler de sadaka vermek için güzel vesilelerdir.

Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur:

“Allah yolunda infak edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.”

(el-Bakara, 195)

Efendimiz (s.a.v.), zengin-fakir her mümini infaka teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun; onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.”

(Buhârî, Edeb, 34)

8. Hamd Etmek ve Şükür Hâlinde Bulunmak

Mübarek gecelerde Rabbimize çokça hamdetmeli ve şükür hâlinde bulunmalıyız.

Bir ayet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

“Ölümsüz ve daima diri olan Allah’a güvenip dayan. O’nu hamd ile tesbih et!..”

(el-Furkân, 58)

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizden şu sözler rivayet edilmiştir:

“Meşru işlere Allah’a hamd ile başlanmazsa hayır ve bereketi kesilir.”

(İbn Mâce, Nikâh, 19; Ebû Dâvûd, Edeb, 18)

“Şükür, imanın yarısıdır...”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 107)

“Cenâb-ı Hakk’ın nimetlerine hamd ü senâ, insanı nimetin zevalinden emin kılar.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no. 3836)

“Allah’a hamdetmek şükrün başıdır. Allah’a hamdetmeyen bir kul O’na şükretmemiştir.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no. 3835)

9. Allah’ı Çokça Zikretmek

Mübarek gecelerde Rabbimizi zikretmeye daha fazla önem verilmelidir.

Bir ayet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır:

“Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah akşam Rabbini an. Gafillerden olma!”

(el-A‘râf, 205)

Bir başka ayet-i kerîmede ise şöyle buyrulmaktadır:

“Rabbinin ismini zikret ve bütün varlığınla O’na yönel.”

(el-Müzzemmil, 8)

Yine Kur’ân-ı Kerîm’de:

“...Allah’ı zikretmek, elbette en büyük (ibadettir)...”

(el-Ankebût, 45)

Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ı sevmenin alameti, Allah Teâlâ’yı zikretmeyi sevmektir.”

(Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 52)

Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyrulmuştur:

“Yeryüzünde Allah Allah diyen biri var oldukça kıyamet kopmayacaktır.”

(Müslim, Îmân, 234/148)


Regaib Gecesi’nin; tövbe, dua, Kur’ân-ı Kerîm tilaveti, salavat, zikir, hamd, şükür ve sadaka ile değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu mübarek gecenin gönüllerimize huzur, hayatlarımıza hayır ve bereket getirmesini Rabbimizden niyaz ederiz.

Dipnotlar


[1] Beyhakî, es-Sünen; Şuabü’l-İman, 3/342; es-Suyûtî, Camiu’s-Sagîr, c. III, s. 454.

[2] Abdülkadir Geylânî, Ğunyetü’t-Tâlibîn, Berakât Yayınevi, İstanbul -1994, s. 272



Talebe yemek bağışı
Talebe Sofrasına Ortak Ol
Bir Talebenin Sıcak Yemeğine Destek Olun

Her gün ilim tahsil eden talebelerimize sabah, öğle ve akşam sıcak yemek ikramına siz de katkı sağlayabilirsiniz.

1 kişi yemek bedeli 200 TL
10 kişi yemek bedeli 2.000 TL
Dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz. Talebe Yemek Bağışı Yap


Sosyal Medyada Paylaş